KVKK’dan işverenlere uyarı: Parmak izi ve yüz tanımayla mesai takibi bitiyor mu?

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

HABER MERKEZİ – Resmi Gazete’de de yayınlanan KVKK açıklamasına göre, mesai takibi amacıyla biyometrik veri işlenmesinin çoğu durumda hukuka aykırı olabileceğini belirtildi. Kurum işverenlere alternatif yöntemlere geçmeleri çağrısında bulunuyor.

Bilindiği üzere parmak izi ve yüz tanıma tabanlı personel mesai saati kontrol sistemleri ülkemizde çok sayıda kamu kurumu ve özel şirket tarafından kullanılıyor. İşte bu konuya odaklanan Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun (KVKK) 29 Nisan 2026 tarihli ve 2026/921 sayılı İlke Kararı, 2 Haziran 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

YÜZ TANIMA VE PARMAK İZİ DÖNEMİ BİTİYOR MU?

Kurul, çalışanların işe giriş ve çıkış saatlerinin takip edilmesi amacıyla biyometrik veri işlenmesinin hem hukuki dayanak hem de ölçülülük ilkesi açısından ciddi sorunlar barındırdığına dikkat çekti. Kararda, işverenlerin çalışma sürelerini takip etme yükümlülüğü bulunduğu kabul edilirken, bu takibin biyometrik sistemlerle yapılmasını zorunlu kılan herhangi bir kanuni düzenleme olmadığı vurgulandı.

KVKK’ya göre parmak izi, yüz tanıma, iris taraması ve benzeri sistemler özel nitelikli kişisel veri kapsamında değerlendiriliyor. Kurul, bu verilerin ele geçirilmesi halinde değiştirilememesi veya geri alınamaması nedeniyle diğer kişisel verilere göre çok daha hassas bir koruma gerektirdiğini belirtti.

Kararın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise çalışanlardan alınan açık rızaya ilişkin değerlendirme oldu. Kurul, işçi ve işveren arasındaki güç dengesizliği nedeniyle çalışanların özgür iradeleriyle karar verip vermediğinin her zaman tartışmalı olduğunu belirterek, “Açık rızanın özgür iradeye dayanıp dayanmadığı hususunda tereddüt bulunduğu ve bu yönüyle tek başına yeterli bir hukuki zemin oluşturmadığı” değerlendirmesinde bulundu.

KVKK ayrıca Anayasa Mahkemesi’nin daha önce verdiği bir karara da atıfta bulundu. Söz konusu kararda, bir kamu kurumunda parmak iziyle mesai takibi yapılmasına ilişkin uygulamanın yeterli yasal dayanağa sahip olmadığı gerekçesiyle kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının ihlal edildiğine hükmedilmişti.

Kurulun değerlendirmesinde ölçülülük ilkesi de öne çıktı. Karara göre mesai takibi gibi idari bir amaç için çalışanların biyometrik verilerinin işlenmesi, daha az müdahaleci yöntemlerin bulunduğu durumlarda gerekli ve ölçülü kabul edilmiyor. KVKK, işverenlerin aynı sonuca ulaşabilecek alternatif sistemleri tercih etmesi gerektiğini vurguladı.

Bu kapsamda parmak izi ve yüz tanıma sistemleri yerine şifreli kart veya PIN tabanlı giriş sistemleri, RFID ve NFC destekli personel kartları, imza çizelgeleri veya denetçi gözetiminde manuel kayıt yöntemleri önerildi.

Kurul kararında, “Alternatif, daha az müdahaleci yöntemlerin varlığı karşısında ilgili kişilerin açık rızası bulunsa dahi mesai takibi amacıyla biyometrik veri işlenmesinin ölçülülük kriterini sağlamayacağı” ifadesine yer verildi.

Resmi Gazete’de yayımlanan ilke kararına göre, mesai takibinde biyometrik veri işlenmesinin Kanun’un 6’ncı maddesindeki işleme şartlarından herhangi birine dayanmadan gerçekleştirildiği durumlarda hukuka aykırılık oluşabilecek. Kurul ayrıca bu ilkelere aykırı hareket eden veri sorumluları hakkında Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 18’inci maddesi kapsamında işlem yapılabileceği uyarısında bulundu.

Karar, özellikle personel giriş ve çıkış kontrolünü parmak izi veya yüz tanıma sistemleriyle sağlayan binlerce işyeri açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Uzmanlar, işverenlerin olası yaptırımlarla karşılaşmamak için mevcut personel takip sistemlerini gözden geçirmeleri ve KVKK’nın işaret ettiği alternatif çözümlere yönelmeleri gerektiğini değerlendiriyor.

KVKK’dan işverenlere uyarı: Parmak izi ve yüz tanımayla mesai takibi bitiyor mu?